|
Ben Cüneyt Tonguç 01.01.1972 İzmir doğumluyum.Bir çok spor dalı
ve hobi ile uğraşmama rağmen Aikido yapmak için nedense hep
bekledim. Aikidonun felsefesi, sürekliliği daha doğrusu
hayatımda koymam gereken yeri düşündükçe hep ertelenenler
kısmına dâhil oldu.
Ta ki aradan 12 yıl geçtikten hayatımda gerçekleşmesini
istediğim bir tutku olana kadar. Karar vermek işin yarısıydı ama
diğer yarısını gerçekleştirmek çok da kolay değildi.
Araştırmalar, tavsiyeler derken tesadüf eseri yolum evime yakın
diye Üsküdar Çiçekçiden geçti. Daha sonrasında bunun için
şükredecektim ancak başlangıçta bunları bilmem mümkün değildi.
Her gün bir sonraki çalışmayı, her çalışmadan sonra ne zaman
aikido yapabileceğim kaygısını. Her kaygı başka soruyu, her soru
sevgili hocamın sabrını denedi. Her çalışmada hep yeni bir
şeyler öğreniyor olmak beni gittikçe artan bir sevgiyle Aikidoya
bağladı. Hayatımda artık bir yeri vardı ve iyi ki o yer için
gereken zamanı kendine tanımıştım. Hocamın tavsiyeleri
doğrultusunda çeşitli kitaplar okudum. Okudukça, hocamla sohbet
ettikçe ne kadar az bir bilgiyle bu denli Aikidoya bağlandığımın
farkına vardım. Daha garibi, gün geçtikçe artan bilgime,
geçtiğim kyu lara rağmen hala nerdeyse en başa dönüyor olmamdı.
Beklide Aikodoyu benim için çekici kılan da buydu. Her seferinde
Aikodonun o bitmez tükenmez öğretisinin içinde yoğruluyor olmak,
hocamın bilgi denizinde kayboluyor olmak yürünülecek ne kadar
çok yolun, yaşanacak daha uzun yılların olduğunun habercisiydi.
Aikido öyle güzel ki hem Nage iken hem de Uke iken öğrenmeye
devam edebiliyorsunuz. Uke geliştikçe Nage, Nage geliştikçe Uke
gelişiyor. Ruhunuzun da geliştiğini hissediyorsunuz. Ruh
dinginliğiniz artıkça kişilere ve olaylara bakış açınızda
değişiyor.
Yazacak çok konu, söylenecek çok söz var. Ama hocamın hep
söylediği gibi “Aikido adeta bir gömlek. Bu gömlek her giyende
farklı duracak”
|