Çocuklar günümüz şartlarında maalesef eskiden olduğu gibi sokaklarda özgürce oynayamıyorlar. Fiziksel becerilerini ve sosyal yönlerini geliştirmekte en önemli ihtiyaçlarından biri olan oyunlardan ve arkadaşlık ortamlarından uzak günlerinin önemli bir kısmını bilgisayar oyunları karşısında geçirmekteler.
Bu durum öz güvenlerinin gelişimini, sosyal ilişkiler kurabilmelerini, fiziksel becerilerinin gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.
Hiç bir çocuğun gelecekte bana bir takım katkıları olacak diye düşünerek bir spor branşını seçmesi ve uzun yıllar devam ettirmesi beklenemez. Kaliteli bir eğitim sadece teknik bilgilerin doğru aktarılması değil onların psikolojik dünyalarına hitap edebilmesi ile ölçülmelidir.

Çocukların savaş sanatları disiplinini alabilmeleri, bu öğretiyi içselleştirebilmeleri için yapılan teknik eğitim tek başına yeterli değildir.  Eğitim süreci dojo kapısından içeri adım atıldığı an itibari ile başlar. Birbirleri ile olan diyalogları, elbiselerin katlamaları, terliklerini nereye çıkardıkları, birbirlerine karşı hitap biçimleri profesyonel öğretmenlerimizce daima takip edilir ve yönlendirilir. Olumlu tüm davranışlar takdir edilerek, öne çıkarılarak tüm gurubun pozitif etkileşimi sağlanır. Belirli bir ders sayısını yüksek performansla katıldıkları taktirde çocuklarımız için etkinlik günleri dizayn edilir. Onlara bir ödül niteliğinde sunulan bu etkinlik günleri aslında eğitimlerinin önemli bir parçasıdır. Bu özel günlerde çalışma arkadaşları ve öğretmenleri ile sosyal ilişkilerini geliştirmek için fırsat bulurlar. Eğitim alanları sadece bir gurup teknik öğrenilen yer olmaktan çıkarak yemek yedikleri, film izledikleri, oyunlar oynadıkları bir yaşam alanına dönüşür.